Bu Yaz Londra’da Olmak İçin Çok Sebep Var

25 Haziran 2026

Yeni açılan müzeler, Michelin yıldızlı restoranlar, dünya çapında sergiler, yaz festivalleri ve şehrin enerjisini yeniden hissettiren deneyimler…

Bazı şehirler vardır; her ziyaretinizde size bambaşka bir hikâye anlatır. Londra da onlardan biri. Bir yanda yüzyıllardır ayakta duran tarihi yapılar, diğer yanda sürekli yenilenen kültür, gastronomi ve yaşam sahnesi… Bu şehir, geçmiş ile geleceği aynı sokakta pürüzsüzce buluşturuyor.

2026 yazında ise Londra, her zamankinden çok daha canlı ve büyüleyici bir çehreye bürünüyor. Ses getiren sanat etkinlikleri, Michelin yıldızlı restoranlar, açık hava konserleri ve şehrin dört bir yanına yayılan pop-up davetler, Avrupa’nın bu en dinamik başkentini yeniden keşfetmek için sayısız neden sunuyor. İster şehri ilk kez ziyaret ediyor olun ister yıllar sonra geri dönüyor, bu yaz Londra’nın vadettiği deneyimler bavul hazırlamak için fazlasıyla ikna edici.

Londra’nın Yeni Kültür-Sanat Rotası ve Yaz Sergileri

Londra’nın Yeni Kültür Merkezi: V&A East

2026’nın en dikkat çekici açılışlarından biri olan V&A East, Londra seyahatinizi planlarken rotanıza eklemeniz gereken şüphesiz en heyecan verici adreslerden biri. Dünyaca ünlü Victoria & Albert Museum’un köklü geçmişini bugünün modern sanat ve tasarım trendleriyle harmanlayan bu büyüleyici müze, Londra’nın dinamik bölgesi Stratford’a yepyeni bir soluk getiriyor.  Olimpiyat Parkı’nın çevresini saran bu yeni kültür rotası, sadece sanat alanlarıyla değil; hemen yanı başındaki gurme restoranları ve konsept mağazalarıyla da gün boyu sürecek bir keşif vadediyor.

Açılış Tarihi: 18 Nisan 2026

Frida Kahlo ile Yazın En Çok Konuşulan Sergilerinden Biri

Londra sanat ajandası bu yaz, küresel düzeyde ses getiren büyüleyici bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Açılışından önce satılan kırk bini aşkın biletle yazın en çok konuşulan etkinliği olacağı kesinleşen Frida: The Making of an Icon, Frida Kahlo’nun sanatını ve kültürel mirasını yeniden yorumluyor. Sergi, Kahlo’nun fırçasının ardındaki bilinçli görsel dili ve bir ikona dönüşme hikayesini adım adım izleme imkanı sunuyor.

Tate Modern | 25 Haziran 2026 – 3 Ocak 2027

Anish Kapoor’un Londra’ya Dönüşü

Çağdaş sanatın en etkileyici isimlerinden biri olan Anish Kapoor, yaklaşık otuz yıl aradan sonra Hayward Gallery’ye görkemli bir sergiyle geri dönüyor. Sanatçının dünyaca ünlü ikonik işlerini ve yepyeni enstalasyonlarını bir araya getiren bu seçki, sadece izleyeceğiniz değil, bizzat parçası olacağınız bir deneyim vadediyor. Aynaların yarattığı şaşırtıcı yansımalar, ışık oyunları ve derinlik algısını değiştiren boşluklar arasında gezinirken, mekanla ve kendinizle olan ilişkinizi yeniden sorgulayacaksınız. Algılarınızı esnetecek bu benzersiz buluşma, yaz boyunca Londra seyahatinizin en güçlü ve unutulmaz sanat durağı olmaya aday.

Hayward Gallery | 16 Haziran 2026 – 18 Ekim 2026

Royal Academy Summer Exhibition Geleneği Devam Ediyor

Dünyanın en büyük açık katılımlı sanat sergilerinden biri olarak kabul edilen Royal Academy Summer Exhibition, her yıl olduğu gibi bu yaz da Londra’nın kültür takviminin önemli parçalarından biri. Farklı disiplinlerden sanatçıların eserlerini bir araya getiren etkinlik, Londra’nın yaratıcı ruhunu yakından hissetmek isteyenler için ideal.

Royal Academy of Arts | Haziran – Ağustos 2026

Wimbledon Heyecanını Yerinde Yaşayın

Londra yazı denildiğinde akla gelen ilk etkinliklerden biri Wimbledon. Çilek ve krema eşliğinde dünyanın en prestijli tenis turnuvasını takip etmek, şehrin en sevilen geleneklerinden biri olmaya devam ediyor. Bilet bulamasanız bile Wimbledon Village atmosferi ve açık alan yayınları deneyimin bir parçası oluyor.

29 Haziran – 12 Temmuz 2026

Hyde Park’ta Yaz Boyunca Müzik

British Summer Time Hyde Park konserleri, Londra yazının vazgeçilmezlerinden biri. Dünyaca ünlü sanatçıların sahne aldığı etkinlikler, açık hava atmosferi ve gastronomi alanlarıyla festival ruhunu şehrin merkezine taşıyor.

Hyde Park | Haziran Sonu – Temmuz 2026

Yaşam Tarzı ve Konaklama: Londra’nın Yeni Nesil Lüks Otelleri

Londra’nın rafine dünyası bu yaz yepyeni bir boyuta taşınıyor. Şehrin kalbi sayılan Mayfair, Belgravia ve Hyde Park çevresindeki yeni nesil oteller; sundukları kusursuz konaklama anlayışını imza gastronomi durakları, özel wellness alanları ve şık yaşam tarzı deneyimleriyle harmanlıyor. Şehrin ruhunu en lüks haliyle hissetmek isteyenler için bu yaz Londra’da öne çıkan ikonik adresler:

The Peninsula London

Hyde Park Corner’a komşu muhteşem konumu ve şehre yukarıdan bakan geniş teraslarıyla otel, Londra’nın kalbinde rafine bir vaha sunuyor. Özellikle Bentley Academy iş birliğiyle misafirlerine sunduğu kişiselleştirilmiş şehir deneyimleri, lüksü sadece bir konaklama değil, akılda kalıcı bir keşif hikayesi haline getiriyor.

Raffles London at The OWO

Winston Churchill’in eski savaş ofislerinin aslına sadık kalınarak dönüştürülmesiyle hayata geçirilen bu büyüleyici yapı, Londra’nın en etkileyici tarihi dönüşüm projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Koridorlarında geçmişin asil izlerini taşıyan otel, misafirlerini tarihin tam merkezinde, zamansız bir İngiliz zarafetiyle ağırlıyor.

Mandarin Oriental Mayfair

Şehrin en şık semtlerinden Mayfair’in kalbinde yer alan otel, modern mimariyi çağdaş ve dingin bir tasarım anlayışıyla harmanlıyor. Dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şef Akira Back imzalı restoranıyla ise konaklama deneyimini, gastronomi tutkunları için kaçırılmaması gereken bir lezzet şölenine dönüştürüyor.


The Emory

17 yıllık bir geliştirme sürecinin ardından Knightsbridge’de, Hyde Park’ın hemen karşısında yer alan The Emory, misafirlerine benzersiz bir konaklama deneyimi sunuyor. Sadece 61 süitten oluşan bu butik otel, gizliliği ön planda tutarak, konuklarına check-in işlemlerini süitlerinin konforunda tamamlama ayrıcalığı tanıyor. Titizlikle tasarlanmış süitler, zarif ve sade bir şıklık sunarken, valiz açma ve ütüleme hizmetleri ile zengin minibar seçenekleri gibi özenle düşünülmüş detaylarla misafirlerine unutulmaz bir konfor yaşatıyor.

Claridge’s

Bir asrı aşkın süredir Londra zarafetinin ve asaletinin simgesi olan otel, göz alıcı Art Deco detaylarıyla misafirlerini adeta zamanda büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Şehrin bir klasiği haline gelen dünyaca ünlü ikonik 5 çayı deneyimi ise, İngiliz geleneklerini en rafine ve şık haliyle yaşamak isteyen seyahat severlerin vazgeçilmez durağı oluyor.

Michelin Yıldızlarının Ötesinde Bir Gastronomi Başkenti

Core by Clare Smyth

İngiliz mutfağının köklü geleneklerini modern tekniklerle yeniden yorumlayan restoran, adeta doğanın sadeliğini tabağa taşıyor. Sürdürülebilir yaklaşımı kusursuz bir servis anlayışıyla buluşturan bu ödüllü adres, misafirlerine son derece şık ve zarif bir lezzet deneyimi sunuyor.

Restaurant Gordon Ramsay

Londra’nın en uzun süre üç Michelin yıldızını koruyan efsanevi mekanı, klasik fine dining kültürünün dünyadaki en önemli referans noktalarından biri kabul ediliyor. Kusursuz Fransız teknikleriyle hazırlanan ikonik menüsü, gastronomi dünyasında zamansız bir başyapıt olarak varlığını sürdürüyor.

Alain Ducasse at The Dorchester

Fransız haute cuisine geleneğini Londra’nın en prestijli otellerinden birinde sunan restoran, tek kelimeyle göz kamaştırıcı bir atmosfere sahip. Mevsimin en özel malzemelerini sanatsal bir zarafetle işleyen efsanevi şefin imza tabağı, her detayında mutfak lüksünün zirvesini hissettiriyor.

Hélène Darroze at The Connaught

Şef Hélène Darroze‘un çocukluk anılarından ve kişisel hikâyelerinden ilham alan benzersiz menüleri, yaratıcı Fransız mutfağını adeta duygusal bir anlatıya dönüştürüyor. Her bir tabağın arkasındaki derin felsefe ve Mayfair’in kalbindeki o asil atmosfer, akşam yemeklerini unutulmaz bir gurme ritüeline çeviriyor.

Sketch Lecture Room & Library

Göz alıcı bir sanat galerisi atmosferini yüksek gastronomiyle harmanlayan restoran, Londra’nın en yaratıcı ve fotojenik yemek deneyimlerinden birini vadediyor. Renklerin, tasarımın ve sıra dışı sunumların başrolde olduğu bu büyüleyici mekan, sadece damaklara değil tüm duyulara aynı anda hitap ediyor.

Şehrin Dinamik Yüzü: Yeni Nesil Londra Gastronomisi

Mountain, Soho

Ateş odaklı pişirme teknikleri ve İspanya’nın zengin mutfak kültüründen ilham alan menüsüyle restoran, son yıllarda Soho’nun en çok konuşulan lezzet duraklarının başında geliyor. Doğal malzemelerin ham ve dumanlı aromalarını modern bir vizyonla sunarak, şehre taze ve heyecan verici bir gastronomi soluğu getiriyor.

The Devonshire, Soho

Geleneksel İngiliz pub kültürünün sıcaklığını ve samimiyetini modern yüksek gastronomi anlayışıyla birleştiren mekan, açıldığı günden beri müdavimlerini yaratıyor. Kusursuz et seçkileri ve odun ateşinde pişen imza lezzetleriyle, Londra’nın köklü geçmişini bugünün dinamik yemek trendleriyle mükemmel şekilde harmanlıyor.

AngloThai, Marylebone

İngiltere’nin yerel ve taze üretici ürünlerini, Tayland mutfağının çarpıcı ve katmanlı baharatlarıyla buluşturan restoran, sınırları zorlayan yaratıcı bir yaklaşım sunuyor. Marylebone’un şık atmosferinde servis edilen bu ezber bozan füzyon lezzetler, alışılmışın dışında bir lezzet serüveni arayan seyahat severleri cezbediyor.

Dove, Notting Hill

Şef Jackson Boxer’ın sürdürülebilir tarıma ve tamamen mevsimsel ürünlere odaklandığı bu yeni nesil restoranı, Notting Hill’in ruhuna yakışır bir doğallık taşıyor. Doğrudan topraktan ve denizden gelen malzemelerin en saf halini şık dokunuşlarla tabağa yansıtan mekan, sade ama son derece derinlikli bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Thames Kıyısında Uzayan Yaz Akşamları ve Rooftop Kültürü

Yaz aylarında Londra’nın ritmi tamamen değişiyor. Gün batımına doğru Thames kıyısındaki yürüyüş yolları dolmaya başlıyor, nehir kenarındaki teraslar hareketleniyor ve şehrin çatılarından yükselen müzik sesleri bu eşsiz yaz enerjisini tüm şehre yayıyor. South Bank’tan başlayıp Tower Bridge‘e uzanan rota boyunca açık hava etkinlikleri, sokak performansları, pop-up barlar ve nehir manzaralı restoranlar seyahat severlere şehrin en canlı yüzünü gösteriyor. Günü biraz daha yüksekte tamamlamak isteyenler için ise Londra’nın rooftop kültürü bu yaz her zamankinden daha güçlü.

Londra’nın En Çok Konuşulan Rooftop Adresleri

The Garden at The Corinthia

Thames Nehri’ne son derece yakın konumu ve yeşilliklerle bezeli şık atmosferiyle mekan, yaz akşamlarında karmaşadan uzaklaşmak için kusursuz bir kaçış noktası sunuyor. Rafine detayları ve sakin lüks anlayışıyla, Londra’nın kalbinde hem zarif hem de Akdeniz esintili bir buluşma vadediyor.

Aqua Shard

Avrupa’nın en yüksek binalarından biri olan The Shard’ın zirveye yakın katlarında yer alan mekan, Londra siluetini adeta ayaklarınızın altına seriyor. Modern tasarımı ve devasa cam cepheleri sayesinde, kokteylinizi yudumlarken şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz ikonik bir panoramik deneyim sunuyor.

The Rooftop at The Standard

King’s Cross bölgesinin o bildik dinamik ve yaratıcı enerjisini çatı katına taşıyan mekan, eğlenceli ve retro-modern tarzıyla öne çıkıyor. Gün batımı renklerine eşlik eden imza kokteylleri ve canlı müzik performansları, burayı yaz akşamlarında şehrin ritmini hissetmek isteyenlerin favorisi yapıyor.

Radio Rooftop

ME London Hotel’in tepesinde konumlanan bu popüler teras, Somerset House ve Thames Nehri’nin büyüleyici manzarasını tek bir kadrajda buluşturuyor. Şık tasarımı ve göz alıcı şehir ışıkları altındaki canlı atmosferiyle, Londra’nın seçkin gece hayatını deneyimlemek için en doğru adreslerden biri.

Seabird

South Bank’teki Hoxton Hotel’in çatısında yer alan mekan, geniş deniz ürünleri menüsü ve etkileyici şehir manzarasıyla yaz akşamlarına Akdenizli bir dokunuş katıyor. Londra’nın merkezinde istiridye ve serinletici lezzetler eşliğinde gün batımını izlemek, seyahatinize unutulmaz bir gurme molası ekliyor.

Şehir ışıkları yanmaya başladığında Londra bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Bir yanda tarihi yapılar, diğer yanda modern gökdelenler… Elinizde bir kokteyl, karşınızda Thames manzarası varken Londra’nın neden dünyanın en sevilen şehirlerinden biri olduğunu bir kez daha hatırlıyorsunuz.

Mahalle Mahalle Londra’yı Yaşayın

Londra’yı özel kılan yalnızca müzeleri, sarayları ya da ikonik yapıları değil; şehrin gerçek ruhu çoğu zaman kendine has mahallelerinde saklı. 2026 yazında Londra’yı keşfederken programınıza birkaç saatlik boşluklar bırakın; çünkü bu şehirde bazen en güzel keşifler planlanmadan gerçekleşiyor.

Marylebone

Zarif butik mağazaları, bağımsız kitapçıları ve şık kafeleriyle Londra’nın en yaşanabilir ve rafine semtlerinden biri. Özellikle Chiltern Street ve çevresi, özgün tasarım ve seçkin gastronomi meraklılarının şehirdeki favori durakları arasında yer alıyor.

Notting Hill

Pastel tonlardaki ikonik evleri, antika dükkânları ve dünyaca ünlü Portobello Road Market’iyle Londra’nın en fotojenik köşesi. Yaz aylarında enerjisi katlanan sokakları, ziyaretçilerine adeta canlı bir film setinin içindeymiş hissi yaşatıyor.

Belgravia

Sessiz meydanları, gizli özel bahçeleri ve asil şehir evleriyle Londra’nın en prestijli bölgelerinden biri. Son yıllarda açılan konsept restoranlar ve butik pastaneler sayesinde, gurme keşifler yapmayı sevenlerin de öncelikli radarına girmiş durumda.

Hampstead

Şehrin merkezinden sadece kısa bir yolculuk uzaklıkta olmasına rağmen, adeta büyüleyici bir İngiliz kasabasının kapılarını aralıyor. Devasa Hampstead Heath parkının tepelerinden Londra manzarasını izlemek, yaz aylarında şehirde yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri.

Shoreditch

Londra’nın yaratıcı, avangart ve yenilikçi yüzünü keşfetmek isteyenler için tam bir ilham kaynağı. Renkli duvar sanatları, bağımsız galeriler, konsept mağazalar ve yeni nesil restoranlar bölgenin dinamizmini her an canlı tutuyor.

Londra’nın En Güzel Hikâyeleri Bu Yaz Yazılıyor

Yeni açılan müzeler, ses getiren sergiler, Michelin yıldızlı restoranlar, lüks oteller ve şehrin dört bir yanına yayılan etkinlikler… 2026 yazında Londra, yalnızca seyahat edilecek bir destinasyon değil; her gün yepyeni bir keşif sunan yaşayan bir deneyim merkezi olarak öne çıkıyor.

Londra’yı Kendi İlgi Alanlarınıza Göre Keşfedin!

Londra’nın zamansız ikonlarını, kültür ve sanatla harmanlanan o görkemli ruhunu; en seçkin konaklama ayrıcalıklarından size özel tasarlanacak imza deneyimlere, gurme gastronomi duraklarından ilham veren gizli rotalara kadar her detayıyla bizzat yaşamaya davetlisiniz.

Bireysel seyahat talepleriniz için: travel@julesverne.com.tr

Kurumsal seyahat ve organizasyon talepleriniz için: outgoing@julesverne.com.tr

JULES VERNE GEZİLER

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

    Mesajınız kapsamında bizlere iletmiş olduğunuz veriler arasında; ırk, etnik köken, siyasi
    düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika
    üyeliği, sağlık, cinsel hayata ilişkin veriler, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili veriler,
    biyometrik ve genetik verilerin bulunmadığından emin olmanızı rica ederiz.
    *Doldurulması zorunlu alanlar
    Bilgi güvenliğiniz bizim için önemli, o yüzden %100 gizlilik sunuyoruz.

    Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Açık Rıza Metni

    Onay vermiş olmanız halinde kişisel verileriniz ABH Turizm Temsilcilik ve Ticaret A.Ş.- (JULES VERNE BUSINESS MICE TRAVEL) tarafından;

    Ürün ve hizmetlerimizin sizlerin beğenilerinize, kullanım alışkanlıklarınıza ve ihtiyaçlarınıza göre özelleştirilerek sizlere önerilmesi; analiz, segmentasyon veya hedefleme çalışmalarının yürütülmesi; size özel ürün veya hizmet tekliflerinin, yeni ürün duyurularının, kampanyaların, promosyonların sunumu ile diğer pazarlama aktivitelerinin yürütülmesi; anket ve müşteri memnuniyet ölçümü çalışmalarının gerçekleştirilmesi ve bu kapsamda sizlerle elektronik yollarla iletişime geçilmesi amaçları ile işlenebilecek ve amaçlar doğrultusunda hizmet aldığımız üçüncü kişi tedarikçilerimizle paylaşılabilecektir.